Matbaa Egitim, matbaa, serigrafi, baskı, ambalaj, matbaa okulu  

Geri git   Matbaa Egitim, matbaa, serigrafi, baskı, ambalaj, matbaa okulu > KONU DIŞI > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Matbaa Forum - Söylemek İstediğiniz Herşey

   

Legend:   Active Tags   Preferred Tags   
Tag Cloud   (Top 25 Tags)
agfa graphics atlantik zeiser china print corel makro ctp diamond v3000 elektronik baskı flekso frenkenthal fuar gallus rcs 330 goss ınternational kartvizit makro matbaa matbaacılık tanıtım video montaj photoshop plug-ın presstek presstek dı rotopaş tram yardım ınfix ınspıra

Etiketler
Yok
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14-06-2008, 23:59   #1 (permalink)
Administrator
 
webmaster - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06-06-2008
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1,971
Tecrübe Puanı: 10
webmaster is a jewel in the roughwebmaster is a jewel in the roughwebmaster is a jewel in the roughwebmaster is a jewel in the rough
Standart Türk Dostu Gutenberg(!)

 
...Gutenberg ilk eserini 1440'da basmıştır. Bu basımda kullanılan hurufat basit karakterli Gotik yazısıdır. Gutenberg'in en önemli baskısı İngiltere'de British Museum'da bulunan her sayfada 42 satır olduğundan 42 satırlık İncil adını alan hıristiyanların mukaddes kitabıdır.

Gutenberg'in bastığı diğer iki eser de şudur:
1-Türklere karşı hıristiyanların ihtarı,
2-30 satırlı İncil
Böylece Gutenberg'in koyu bir Hırıstiyan ve Türk düşmanı olduğunu da saptamış oluyoruz.
...
Kaynak:
Şevket EVLİYAGİL
Basım Sanayii'nin Temel Kavramları
Bilim Yayınları Serisi No:3
Syf: 9
webmaster isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-07-2008, 15:57   #2 (permalink)
Caylak
 
Üyelik tarihi: 14-07-2008
Mesajlar: 12
Tecrübe Puanı: 5
manroland is a jewel in the roughmanroland is a jewel in the roughmanroland is a jewel in the roughmanroland is a jewel in the rough
Standart

 
Bilğide Seri Üretime Geçiş:
Çinliler'in 730'dan beri bildikleri baskı, Çin'de fazla bir etki yaratmamıştı. Bunun nedeni belki de, karmaşık alfabelerinin bu işlemden tam olarak yararlanmalarını zorlaştırmasıdır. Avrupa ise, Gutenberg'in öncülüğünü yaptığı baskı makinesiyle, teknolojide yüzyıllar boyu sürecek bir liderliği yakalamıştır. Gutenberg'in hareketli baskı makinesini icadı, 20. yüzyılda bilgisayarların ve yapay zekânın geliştirilmesiyle kar-şılaştırılabilir.
Gutenberg, soylu bir ailenin oğlu olarak Ma-inz'de doğdu.

1430-1444 arasında Strasbourg'da kuyumculuk yaptı ve baskı deneylerine de bu şehirde başladı. 1448'de, baskı makinesini finanse eden Johannes Fust'la ortak oldu.
Gutenberg'den önce kitaplar elde çoğaltılmaktaydı. 15. yüzyılda Avrupa'da elle çoğaltılan kitaplardan sadece 50.000'i günümüze ulaşmıştır. Gutenberg'den sonraysa, basılı yapıt sayısında büyük bir artış yaşandı. Bu gelişme doğal olarak, Klasikler'e ve Kutsal Ki-tap'a ulaşılabilmesini sağladı; ayrıca, ani bir fikir ve öğrenme patlaması yarattı. Böylece Avrupa, dünyanın baskının bilinmediği bölgelerine karşı büyük bir avantaj elde etmiş oldu.

Bilginin Kapıları Açılıyor:
Aşağıdaki istatistikler, baskının önemini ve etkisini kanıtlayacaktır. 1456'da, Avrupa'nın ilk basılı kitabı olan Gutenberg Kutsal Kitabı'ndan sadece 60 kopya vardı. 1500 yılına gelindiğindeyse, 35.000 ayrı kitap toplam 15 milyon kopya olarak basılmıştı ve bu inanılmaz bir artıştı.

İcat ve Eseklik- Birbirinden Farklı Öğeleri Birleştirmek:
Gutenberg'in devrim yaratan baskı yöntemi, birbirlerinden ayrı olarak bilinen işlemleri başarıyla birleştirmekteydi. Altın para üretiminde kullanılan bir tekniği alarak, metale dökülmüş harfler yaptı. Harfler, bir ya da iki sayfalık tiplerde bloklardan oluşuyordu. Bu harfler, metale yapışma özelliğine sahip yeni geliştirilmiş bir mürekkep ve kâğıt üreticilerinin kullandığı makineden geliştirilmiş bir baskı makinesiyle basılıyordu.

Baskının sağladığı gücü incelemek açısından, 15. yüzyıl sırasında açılan yeni baskı merkezlerinin sayısına bir bakalım. Batı Avrupa'da 1000 basımevi açılmış ve bunlar 250 ayrı şehir ve kasabaya dağılmıştı. Ama Avrupa'nın doğusunda, Osmanlı imparatorluğu ve Afrika'da, sadece, 1488'de İstanbul’da açılan tek bir basımevi vardı.

Red Rum- Başarı Formülü:
Ama ne yazık ki Gutenberg iyi bir işadamı değildi. (Bu açıdan, 20. yüzyılda bilgisayar yazılımlarıyla, 15. yüzyılda baskının açtığı gibi yeni ufuklar açan Bili Gates'Ie aralarında bir ayrılık olduğu söylenebilir.) Johann Fust'la ortaklığı, Fust'un Gutenberg'e verdiği avansın karşılığı olarak, mahkeme kararıyla sona erdi. Fust, Gutenberg'in basımevini devralarak, işi Peter Schoffer adlı kişinin desteğiyle sürdürdü.

Gutenberg'den. son derece önemli bir şey öğreniyoruz. O gerçek bir dâhiydi: birbirleriyle ilgisiz görünen işlemleri birleştirerek, dünyayı neredeyse bir anda değiştiren yeni bir yöntem yarattı. Ama bu alandaki inanılmaz dehasına rağmen, ortalama bir iş yeteneğine bile sahip olmaması, icadından hak ettiği şekilde yararlanmasını engelledi ve kitap basımında liderlik, Venedik'te Manutius'la, Londra'da Caxton"a geçti. Burada, Red Rum adını verdiğimiz ilke işe karışıyor, insan dehasının ve çalışmasının yanı sıra, başyapıtını tamamlayacak ve bundan azamı yarar sağlayacak şekilde son çabaları göstermeyi de bilmeli. Zafer kazandığımızı düşündüğümüz an, aslında, en çok yoğunlaşmamız ve herhangi bir kusur varsa bulmak için en çok çalışmamız gereken andır. Gutenberg, büyük dâhiler arasında yer almayı hiç kuşkusuz hak ediyor. Red Rum Ilkesi'ni uygulasaydı. bu büyük icattan, başkalarının yararlandığı kadar kendisi de yararlanabilirdi.
manroland isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-07-2008, 15:58   #3 (permalink)
Caylak
 
Üyelik tarihi: 14-07-2008
Mesajlar: 12
Tecrübe Puanı: 5
manroland is a jewel in the roughmanroland is a jewel in the roughmanroland is a jewel in the roughmanroland is a jewel in the rough
Standart

 
Alıntı: manroland Nickli Üyeden Alıntı | Mesajı göster
Bilğide Seri Üretime Geçiş:
Çinliler'in 730'dan beri bildikleri baskı, Çin'de fazla bir etki yaratmamıştı. Bunun nedeni belki de, karmaşık alfabelerinin bu işlemden tam olarak yararlanmalarını zorlaştırmasıdır. Avrupa ise, Gutenberg'in öncülüğünü yaptığı baskı makinesiyle, teknolojide yüzyıllar boyu sürecek bir liderliği yakalamıştır. Gutenberg'in hareketli baskı makinesini icadı, 20. yüzyılda bilgisayarların ve yapay zekânın geliştirilmesiyle kar-şılaştırılabilir.
Gutenberg, soylu bir ailenin oğlu olarak Ma-inz'de doğdu.

1430-1444 arasında Strasbourg'da kuyumculuk yaptı ve baskı deneylerine de bu şehirde başladı. 1448'de, baskı makinesini finanse eden Johannes Fust'la ortak oldu.
Gutenberg'den önce kitaplar elde çoğaltılmaktaydı. 15. yüzyılda Avrupa'da elle çoğaltılan kitaplardan sadece 50.000'i günümüze ulaşmıştır. Gutenberg'den sonraysa, basılı yapıt sayısında büyük bir artış yaşandı. Bu gelişme doğal olarak, Klasikler'e ve Kutsal Ki-tap'a ulaşılabilmesini sağladı; ayrıca, ani bir fikir ve öğrenme patlaması yarattı. Böylece Avrupa, dünyanın baskının bilinmediği bölgelerine karşı büyük bir avantaj elde etmiş oldu.

Bilginin Kapıları Açılıyor:
Aşağıdaki istatistikler, baskının önemini ve etkisini kanıtlayacaktır. 1456'da, Avrupa'nın ilk basılı kitabı olan Gutenberg Kutsal Kitabı'ndan sadece 60 kopya vardı. 1500 yılına gelindiğindeyse, 35.000 ayrı kitap toplam 15 milyon kopya olarak basılmıştı ve bu inanılmaz bir artıştı.

İcat ve Eseklik- Birbirinden Farklı Öğeleri Birleştirmek:
Gutenberg'in devrim yaratan baskı yöntemi, birbirlerinden ayrı olarak bilinen işlemleri başarıyla birleştirmekteydi. Altın para üretiminde kullanılan bir tekniği alarak, metale dökülmüş harfler yaptı. Harfler, bir ya da iki sayfalık tiplerde bloklardan oluşuyordu. Bu harfler, metale yapışma özelliğine sahip yeni geliştirilmiş bir mürekkep ve kâğıt üreticilerinin kullandığı makineden geliştirilmiş bir baskı makinesiyle basılıyordu.

Baskının sağladığı gücü incelemek açısından, 15. yüzyıl sırasında açılan yeni baskı merkezlerinin sayısına bir bakalım. Batı Avrupa'da 1000 basımevi açılmış ve bunlar 250 ayrı şehir ve kasabaya dağılmıştı. Ama Avrupa'nın doğusunda, Osmanlı imparatorluğu ve Afrika'da, sadece, 1488'de İstanbul’da açılan tek bir basımevi vardı.

Red Rum- Başarı Formülü:
Ama ne yazık ki Gutenberg iyi bir işadamı değildi. (Bu açıdan, 20. yüzyılda bilgisayar yazılımlarıyla, 15. yüzyılda baskının açtığı gibi yeni ufuklar açan Bili Gates'Ie aralarında bir ayrılık olduğu söylenebilir.) Johann Fust'la ortaklığı, Fust'un Gutenberg'e verdiği avansın karşılığı olarak, mahkeme kararıyla sona erdi. Fust, Gutenberg'in basımevini devralarak, işi Peter Schoffer adlı kişinin desteğiyle sürdürdü.

Gutenberg'den. son derece önemli bir şey öğreniyoruz. O gerçek bir dâhiydi: birbirleriyle ilgisiz görünen işlemleri birleştirerek, dünyayı neredeyse bir anda değiştiren yeni bir yöntem yarattı. Ama bu alandaki inanılmaz dehasına rağmen, ortalama bir iş yeteneğine bile sahip olmaması, icadından hak ettiği şekilde yararlanmasını engelledi ve kitap basımında liderlik, Venedik'te Manutius'la, Londra'da Caxton"a geçti. Burada, Red Rum adını verdiğimiz ilke işe karışıyor, insan dehasının ve çalışmasının yanı sıra, başyapıtını tamamlayacak ve bundan azamı yarar sağlayacak şekilde son çabaları göstermeyi de bilmeli. Zafer kazandığımızı düşündüğümüz an, aslında, en çok yoğunlaşmamız ve herhangi bir kusur varsa bulmak için en çok çalışmamız gereken andır. Gutenberg, büyük dâhiler arasında yer almayı hiç kuşkusuz hak ediyor. Red Rum Ilkesi'ni uygulasaydı. bu büyük icattan, başkalarının yararlandığı kadar kendisi de yararlanabilirdi.

Şeklinde bir makale bulmuştum [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak Için Tiklayin...] adresinde. Ama yazdığınız mesajı görünce Gutenbergin durumu kafamda şaibeli bir hal aldı.
manroland isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 26-07-2008, 00:07   #4 (permalink)
Administrator
 
Drucker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06-06-2008
Bulunduğu yer: Almanya
Yaş: 41
Mesajlar: 1,539
Tecrübe Puanı: 10
Drucker is a jewel in the roughDrucker is a jewel in the roughDrucker is a jewel in the roughDrucker is a jewel in the rough
Standart

 
Türkenkalender 1455 , „ Eyn manung der cristenheit widder die durken“

Türk takvimi (1455 yilinda) adi atinda basilan el ilani

"Türklere karşı hıristiyanların ihtarı" diye adlandirilimis hacli seferi propagandasi yapmakta idi. 1 Ocak 1455 yili tarihinden baslayip Aylarin ismi ve bu aylara ek olarak, her ay yeni bir hükümdayin yada hristiyan ruhbanin ismi yazilip istanbulu geri feth etmek icin yazilar yazilmakta idi.

Günümüze sadece 1 adet ulasmis olan baski, 6 yapraktan olusmaktadir.

Resim icin tiklayiniz: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak Için Tiklayin...]



Bundan haric ikinci bir el ilani basilmisti.

Türkenbulle (1455/1456)

29. Temmuz 1455te Papa Calixtus III., 1. Mayis 1456 yapilacak hacli seferi icin, latince basilan ilanda, destek istemekte idi.

Bu ilanin Temmuz 1455 ve Nisan 1456 yillari arasinda basildigi tahmin edimekte.

Almanca ve 25 sayfadan olusan bu el ilani Berlin devlet kütüphanesinde (Staatsbibliothek zu Berlin), latincesinide Princeton/USA bulabilirsiniz.



saygilarimla, Drucker.
Drucker isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +2. Şuan Saat: 05:47.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tüm ziyaretçi ve üyelerimiz forum kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılmaktadır.
Sitede yayınlanan yazılar ve okuyucu yorumları ile forumlardaki mesajlardan sadece yazarı, reklamlardan reklam verenler sorumludur. Site yönetimi hiçbir sebeple sorumlu tutulamaz. Matbaaegitim.com portalındaki yazıların her hakkı saklıdır. © copyright 2006-2009 | e-Posta : webmaster@matbaaegitim.com